Ahşap Yakma Sanatının Usta İsmi "Necdet Mutlukan"
Türk sanatının özgün ve yetenekli temsilcisi Necdet Mutlukan ile gerçekleştirdiğimiz keyifli röportaja hoş geldiniz. Sanat yolculuğuna ahşap boyama kursu ile başlayan ve bu süreçte ahşap yakma sanatını keşfeden Mutlukan, çocukluktan itibaren resimle ve karikatürle iç içe olmanın etkisiyle bu alanda hızla uzmanlaşmış. Özellikle İstanbul’un tarihî ve kültürel unsurlarını eserlerinde işlemesi, kendi köklerine duyduğu sevgi ve bağlılıkla birleşerek ortaya çıkmış.Sergileriyle sanatseverleri buluşturan bu değerli sanatçı, gelecekte de öğretici bir rol üstlenerek kurslar açmayı ve genç sanatçılara ilham verip yeteneklerini geliştirmeyi düşünüyor. Aynı zamanda, ahşap üzerine deniz kenarından topladığı “çakıl” taşları ile renklendirdiği manzara resimleri de sanatının bir diğer yaratıcı boyutunu oluşturuyor. Bu samimi ve ilham verici röportaj sanatın renkli dünyasına bir pencere aralıyor.

Öncelikle sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?
1945 İstanbul, Fatih doğumlu olup evli ve iki kız çocuk babasıyım. Eğitim ve askerlikten sonra 30 sene devlet memuru olarak çalıştım. 27 yıldır da emekliyim. İstanbul ve Balıkesir illerinde uzun yıllar yaşadım. Şimdi de Eskişehir’de ikamet etmekteyim.
Ahşap yakma sanatına nasıl ilgi duymaya başladınız ve bu sanatta uzmanlaşma süreciniz nasıl gelişti?
Emekli olduktan sonra meşguliyet ararken ahşap boyama kursuna katıldım. Kurs süresince ahşap boyamanın yanı sıra ahşap yakma da öğrendim. Çocukluktan beri resim yaptığım için bana daha cazip ve resme daha yakın geldi. Denemelerden sonra yapabileceğimi düşünüp, çok çaba sarf edip ortaya bir şeyler çıkartmasını bildim. Öğrendiklerimin yanı sıra kendimden de bir şeyler katarak (çocukluktan beri resim yaptığım için süreç benim için çabuk oldu) birkaç yıl içerisinde artık bir şeyler yapıyordum.
Çocukluk yıllarınızdan itibaren karikatür ve resimle ilgilenmeye nasıl başladınız? Bu ilgi, ahşap yakma sanatınıza nasıl yansıdı?
İlkokul sıralarında hemen hemen her çocuk gibi “çöp adam” çizerek başladım. Sonra bu çöp adamların üzerine giysiler çizdim. Ortaokulda resim hocam birtakım yöntemler öğretti. Manzara, portre, modelli çizimler (vazo, meyve, çiçek) gibi çizim tekniklerini öğretti. Ben de bu resim yapma işinin üzerine giderek geliştirdim. Daha sonra da mizaha yatkın oluşumdan karikatürler çizdim. Hemen hemen ilk karikatürlerim İstanbul’da Ustura Mizah dergisinde yayınlandı sonra arkası geldi. Resim yapmayı, karikatür çizmeyi ve ahşap yakmayı birlikte yürütmeye başladım. Hürriyet Gazetesi, Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışmasında karikatürlerim değer gördü ve albüme girdi fakat gönlümdeki aslan ahşap yakmaydı.
Hangi türden koleksiyonlara özellikle ilgi duyuyorsunuz?
Dünya ülkeleri paraları, pul, rozet, oyuncak, kurşun asker, irke, spor kulüpleri, özel kurum ve kuruluşların bayrak ve flamaların küçük boyutta olanları.
Başka hangi sanatları icra ediyorsunuz? Ahşap yakma sanatı dışında halihazırda ilgilendiğiniz başka bir alan var mı?
Ahşap yakma sanatının yanında, ileride açmayı düşündüğüm sergimde sergilemek üzere ahşap üzerine çizdiğim manzara resimlerini deniz kenarından topladığım “çakıl” taşları ile renklendirerek tablo haline getiriyorum.
İstanbul’un tarihî ve kültürel unsurları sıkça eserlerinizde yer alıyor. Bu temaları seçmenizin arkasındaki düşünce nedir?
Başta “İstanbul sevgisi”, eski bir İstanbul ailesinden geldiğim için dünya ülkelerinin gıpta ile baktığı kendilerinde olmadığı için bu coğrafyayı beğendiklerinden ben de bizim olduğu için seçiyorum.
Sanatınızın evrimini göz önünde bulundurarak, bugüne kadar yaptığınız eserler arasında favori veya özel bir çalışmanız var mı?
Başta “Atatürk” resimlerini en hassas, en özenli ve sıfır hatasız yapmaya çalışıyorum. Tabii ki favorim “Atatürk” resimlerim. Sonra Osmanlı dönemine ait muhtelif branşlardaki esnaf veya o dönemin mesleklerini yansıtan resimlerdir.
Gelecekteki sanat projeleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?
Açmış olduğum sergilerimde beni yalnız bırakmayıp onore eden saygıdeğer ziyaretçilerimin hep sorduğu öğretici olup, kurs açıp öğrenci yetiştirmeyi düşünüyorum. Hayırlısı…
Serginiz ve hazırlık aşaması ile ilgili söylemek istediğiniz başka bir şey var mı?
Başta ailem, çocuklarım, torunlarım ve sergime bizzat gelerek gezen, beni onore eden Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Yılmaz Büyükerşen’e, sergimin açılışını yapan Başkan Vekili Sayın Hasan Ünal’a, Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Sayın Iraz Bayındır’a ve de hiçbir yardımdan kaçınmayan Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Sayın Özden Yılmaz’a, sergimin hazırlanması ve kurulumunda özveri ile çalışan, sergi süresince hep yanımda olan tüm personele candan teşekkürü borç bilirim. Bu röportajı ve yayını yapan yetkili ve görevlilere de teşekkür ederim.
